Hipnoz, bir kişinin telkinler veya suni hareketler aracılığı ile trans haline sokulmasıdır. Hipnoz ve hipnotizma kelimesini hemen herkes duymuştur. Ancak ne olduklarına dair tatmin edici bir bilgiye sahip olan kişi pek yoktur. Toplumumuzda büyük bir kesim, hipnozu büyücülüğe benzer bazı şeylerle eş tutmaktadır. Oysa hipnoz yapan kişilerin hiçbir doğaüstü gücü yoktur.

Hipnoz kendi konusu, kendi araştırma metotları olan bir bilim dalıdır. Hipnoz kelimesi, eski Yunancada uyku anlamına geldiği için hep uykuyla ilişkilendirilmiştir. Oysa hipnoz bir uyku hali olmayıp, uyanıklık halidir. Hipnoz altındaki bir kişiye bağlanan elektroansefalogramlar uyanıklık treakeleri verir.

Hipnoz halindeki kişi, aslında bir konuya fazla konsantre olmuş kişidir. Heyecanla maç seyreden kişiye seslenildiğinde bunu algılamaması ve maçı seyretmeye devam etmesi aslında onun bir çeşit trans halinde olduğunu gösterir.

Herkes hipnoza girebilir mi?

Herkes hipnozdan etkilenir, ancak trans derinlikleri farklı olabilir. Ancak 6-7 yaşından küçük çocuklar, 65-70 yaşından büyük yetişkinler, psikoz hastaları, zihinsel problemleri olanlar, aşırı yoğunlaşma bozukluğu yaşayanlar, sağırlar, hipnoz hakkındaki ön yargıları olup aşırı korkanlar hipnoz olamazlar.

Kişi kendi kendine de hipnoza girebilir mi?

Evet. Özellikle dişhekimi korkusu olan hastalara daha sonraki tedavi seansları için sadece dişhekimi koltuğunda oturduğunda uygulamak üzere kendi kendini hipnoz yapabilme öğretilebilir. Aslında bütün hipnozlar birer oto-hipnozdur. Yani kişinin kendi kendine hipnoza girmesidir. Kişi bunu kendi kendisine yapabilir.

Hipnoz sırasında veya sonrasında bireylere istemedikleri şeyleri yaptırılabilir mi? 

Hipnoz sırasında kişi, ruhen ve bedenen gevşemiş olmasına karşın bilinçleri ve dikkatleri her zamankinden daha açık durumdadır. Bu süreçte dış etkenlerden uzaklaşmış olmasına rağmen kendisine yönelik olan algısı son derece açıktır. Her şeyi kendi mantık süzgecinden geçirir. Uzman tarafından verilen telkinleri kabul etmeye hazır olmasına rağmen bilinç altında onaylamadıkları bir davranış telkin edilse bile bunu kabul etmezler ve uygulamazlar.

Hipnoz sırasında normal zamanda söylemek istenmeyen sorulara cevap verilir mi?

Hipnoz sırasında algı ve dikkat son derece açık olduğundan kendi mantığına uymayan hiçbir soruya cevap verilmez. Ancak kendi sorununa çözüm olacağına inandığı ya da on amantıksız gelmeyen sorulara cevap verilir.

Hipnozdan çıkamama olabilir mi?

Hipnotik transa girememek gibi bir durum olduğu halde hipnozdan çıkamamak gibi bir durum yoktur. Hipnotik trans bir uyku değildir. Bilinç çok açıktır. Kişi her şeyi duyar, 
hisseder hatta istediği zaman gözlerini açıp görebilir. Hipnoz uygulayan kişi seans süresinde ortamı terk etse bile kişi bir süre sonra konsantrasyonu kaybolur ve kendiliğinden gözlerini açar.

Hipnoz yaparken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? 

Hipnoz yapacak olan kişinin psikoloji bilgisi çok iyi olmalıdır. Toplumunda yaklaşık %30 gibi yüksek oranda duygu durum bozuklukları ve psikozkozlar bulunmaktadır. Şayet hipnoz yapacak hekim bu hastalıkları ayırt edemeyecek durumdaysa psikozların atak yapması veya ağırlaşması söz konusu olabilir. Örneğin narsist bir kişiye hipnozla ego güçlendirilmesi yapılacak olursa olan problem daha da ağırlaşır, ya da manik-depresif bir hastanın hipnoz seansında manisi ya da depresyonu atak yapabilir. Şizofrenlerin sanrıları hipnoz sırasında görülen imajinasyonla karıştırılabilir ve sanrılarına daha da bağlanma yaratılabilir.

Yani her hastaya hipnoz yapılamaz. Bunun için hipnozu yapan kişinin hekim, dişhekimi  veya psikoloji eğitimi olan birisi olması gerekir. Ne yazık ki pek çok kişisel gelişim uzmanı hipnoz seansları yapmakta ve düzeltilmesi zor olan duygu durum bozukluklarına neden olabilmektedirler.  

Hipnozun Kontrendikasyonları

  • Kalp yetmezliği,
  • Kişilik veya obsesif-kompulsif bozukluk,
  • Histeri,
  • Psikozlar
  • Şok,
  • İlaç, uyuşturucu veya alkol bağımlılığı

Dişhekimliğinde Hipnoz İhtiyacı

Günümüzde modern, ağrısız anestezi ve tedavi yöntemlerine rağmen, diş hekimi ve diş tedavi korkusu yaygındır. Bu durum dental anksiyete şeklinde görülebileceği gibi dental fobi şeklinde de görülebilir.

Bireylerin dental  anksiyete ve fobi geliştirilmesi için nedenleri şunlardır:

  • Teslim olma duygusu,
  • Önceki travmatik deneyimler,
  • Beklenmedik bir ağrı korkusu
  • Tedavi sırasında bilinmeyen ve beklenmedik olaylar,
  • Kendi kontrolünü kaybetme korkusu,
  • Güçlü öğürme refleksi
  • Anne karnı ya da çocukluk dişhekimi korkusu öğretileri

Günümüzde modern, ağrısız anestezi ve tedavi yöntemlerine rağmen, dişhekimi ve diş tedavi korkusu yaygındır. Bu durum dental anksiyete şeklinde görülebileceği gibi dental fobi şeklinde de görülebilir.

Diş Hekimliğinde Hipnozun Kullanım Alanları

  • Diş hekimi korkusu olanlarda,
  • Anesteziye alerjisi olanlarda anestezi amaçlı,
  • Bulantı, öğürme refleksi dolayısıyla diş tedavisi yapılamayanlarda,
  • Diş sıkma, gıcırdatma, parmak emme gibi kötü alışkanlıklarda hipnoz uygulanabilir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Mezoterapi
filoterapi
Gömük Dişler