Günlük hayatımızda defalarca farkında olmadan yutkunuruz, çiğneriz, konuşuruz. Bütün bu faaliyetlerimizi yerine getirmemizi sağlayan sisteme stomatognatik sistem denir.

Bu faaliyetlerin hepsinde de çene eklemi işin içindedir ve bu eklemi günde 1500-2000 kere kullanırız. Bu eklem kompleks yapısı ve adaptasyon özelliği ile stomatognatik sistem içinde önemli bir yere oturmaktadır ve sanılandan çok daha fazla hastalanmaktadır. 

Stomatognatik sistem için yapılan ilk çalışmalar Hanou, Trapozzano ve Levin tarafından yapılmıştır. Fakat bu çalışmalar sadece çene ve oklüzyon arasındaki ilişkilere konsantre olunmuştur. Daha sonra Wigdorowicz-Makowe, Rowa, Majewski, Rugh Solberg ve Troest stomatognatik sistem üzerinde stresin önemini, ilave olarak periodonsiyum, nöromuskuler sistem ve santral sistemi ile arasındaki ilişkiyi ortaya koymuşlardır. Ayrıca psikolojik durumların ve parafonksiyonel alışkanlıkların bu sistem üzerindeki etkileri araştırılmış ve bağlantıları görülmüştür. Bütünsel dişhekimliği buna ilaveten stomatognatik sistemin vücudun her bölgesinde mekanik ve kimyasal olarak da etkilendiğini düşünür ve yapılan tedavilerde bunu göz önünde bulundurur.  

Stomatognatik sistem baş ve boyun kasları, çiğneme kasları, ligamentler, temporomandibuler eklem, dişler, tükürük bezleri, yanak ve dudaktan oluşur. Bu nedenle bu sistemin herhangi bir yerindeki sorun yalnızca o bölgenin fonksiyonlarını etkilemekle kalmaz, sisteme ait diğer bölge ve fonksiyonları da zincirleme olarak etkiler. Çene ekleminde oluşan sorunlar ağır ağır oluşmasına rağmen kalıcı olabilir.

Fakat bu etkilenme asla tek taraflı değildir. Postür bozuklukları sakroiliak eklem bozuklukları, bağırsak florasındaki bozukluklar, diğer eklemlerdeki gerilmeler çene eklemini etkiler. 

Bunun için bazı deneyler yapılabilir:

  • Ayaklarınız çıplakken dişlerinizi kapatın ve kapanışınızın nasıl olduğuna dikkat edin. Daha sonra ayaklarınızın altına topukları yükseltecek şekilde (topuklu ayakkabı giymiş gibi) bir destek koyun. 
  • Ayaklarınız çıplakken dişlerinizi kapatın ve kapanışınızın nasıl olduğunu hissedin. Daha sonra tek ayağınızın altına bir kağıt koyun ve tekrar ağzınızı kapatıp oklüzyonunuzu hissedin. 

Tekrar dişlerinizi kapattığınızda çok hafif bir kapanış farkı olduğunu göreceksiniz. Aynı durum yatarken ve otururken dişsel kapanışın farklı olmasında da görünür. Hiçbir eklem tek başına hareket etmez. Eğer bir eklemin normal hareketini ve duruşunu değiştirirseniz muhakkak diğerleri de etkilenir. Daimî olarak topuklu ayakkabı giyen bayanlarda bel problemlerinin yanı sıra çene eklemi problemleri de oluşur.

Son çalışmalar postürün korunmasında dişsel kapanış(oklüzyon) ve trigeminal sinirin potansiyel rolünü vurgulamaktadırlar. Çeşitli çalışmalar farklı alt çene pozisyonların vücut postüründe farklılıklara neden olduğunu göstermektedir. Örneğin, çene pozisyonunda bir değişiklik, ayak basıncı (COP) merkezi konumunu ve yürüyüş stabilitesini etkileyebilir. Bunun tersine, postür değişiklikleri de mandibular pozisyonunu etkileyebilir. Simetrik olmayan bir   alt çene pozisyonu boyundaki kaslarda kasılma ve kısalmaya neden olur ve omuzlardan birisinin daha yukarıda durmasıyla sonuçlanır.  

Oklüzyonunun vücut duruşunu etkileyebilmesi ve omurga eğriliğine neden olmasıyla ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Oklüzal ilişkinin tek taraflı kaybolması vücut duruşunda bir farklılığa, boyun ve omuz ağrısına neden olur. Boyundaki duruş da bacaklardan gelen uyaranlarla etkilenebilir. Yapılan çalışmalarda sağlıklı bireylerle sol diz ön çapraz bağ yaralanması geçiren bireylerin boyun postürünü yan kafa grafileri ile karşılaştırıldığında, yaralanmış olanlarda sağlıklı bireylere göre anlamlı bir başın ileride olduğu pozisyon görülmektedir.

Çene eklemi hastalarının %80’i baş, %40’ı yüz, %50’si kulak ağrısından bir kısmı bel ağrısından şikayet eder. Bu hastalar çoğu zaman migren, boyun ve omuz, kulak enfeksiyonu zannedilerek tedavi edilir, ancak düzelmezler. Kulakta dolgunluk hissi hastaların %33’unde bulunur. Çene eklemi bozukluğu olan hastalarda östaki borusunu açma ve kapamayı sağlayan kaslarda hiperaktiviteye neden olur. Hastaların %33’ünde kulak çınlaması görülür. Sersemlik hastaların yaklaşık %40’ında vardır. Çene eklemini innerve eden trigeminal sinir aynı zamanda tragus, dış kulak yolu ve timpanik zarı da inerve eder. Bu nedenle de çene eklemi rahatsızlıklarında sıklıkla tinnitus ve vertigo görülür. Çene eklemi rahatsızlığı olanlarda uyku apnesi en sık olmak üzere uyku bozuklukları da sık görülür.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

dişlerde hassasiyet
Temporomandibuler Eklem Hastalıkları
proteze alışamamak